05 Temmuz 2026 - Pazar

SINAVLAR DEĞİL, GELECEĞİ OKUMAYI ÖĞRENMELİYİZ

.

Yazar - BORA KAŞLI
Okuma Süresi: 4 dk.
16 okunma
BORA KAŞLI

BORA KAŞLI

-
Google News

2026 LGS ve YKS Üzerine Bir Değerlendirme

Her yıl milyonlarca öğrenci, umutlarını birkaç saat süren sınavlara sığdırmaya çalışıyor. 2026 yılı da değişmedi. Bir yanda Liselere Geçiş Sistemi (LGS), diğer yanda Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)… Aynı heyecan, aynı kaygı ve aynı büyük beklentiler.

2026 LGS, öğrencilerin yalnızca ezber bilgilerini değil; okuduğunu anlama, yorumlama, analiz etme ve muhakeme becerilerini daha fazla ölçen bir sınav olarak öne çıktı. Özellikle Türkçe sorularındaki uzun metinler ve matematikte günlük yaşamla ilişkilendirilen problem temelli yaklaşım, bilgiyi kullanabilen öğrencileri avantajlı hâle getirdi. Sadece konu çalışmanın yeterli olmadığı, düzenli okuma alışkanlığının ve analitik düşünmenin belirleyici olduğu bir sınav geride kaldı.⁠

YKS cephesinde ise adaylar yine uzun ve zorlu bir maratonun ardından sınav salonlarından ayrıldı. TYT’de zamanı doğru yönetebilmek, AYT’de ise alan bilgisini yorum gücüyle birleştirebilmek başarıyı belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldı. Üniversite adaylarını şimdi ise en az sınav kadar önemli olan tercih süreci bekliyor. Tercihler yalnızca puana göre değil; ilgi alanlarına, yeteneklere ve geleceğin mesleklerine göre yapılmalıdır.⁠

   Bugün eğitim dünyasının en önemli gerçeği şudur: Artık bilgiye ulaşmak zor değil; önemli olan bilgiyi doğru kullanabilmektir. Yapay zekânın, dijital dönüşümün ve teknolojik gelişmelerin hız kazandığı bir çağda; sorgulayan, araştıran ve çözüm üretebilen bireyler her zamankinden daha fazla değer kazanacaktır.

Ne yazık ki toplum olarak hâlâ sınav sonuçlarını çocuklarımızın değeriyle karıştırıyoruz. Oysa bir öğrencinin karakteri, yeteneği ve geleceği tek bir sınav sonucuyla ölçülemez. Bugün istediği puanı alamayan bir genç, yarın çok başarılı bir bilim insanı, girişimci, öğretmen ya da sanatçı olabilir. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur.

Velilere de önemli görevler düşüyor. Çocuklarımızın başarısını yalnızca net sayılarıyla değerlendirmek yerine; gösterdikleri emek, disiplin ve gelişim sürecini takdir etmeliyiz. Çünkü başarı, yalnızca hedefe ulaşmak değil, hedef uğruna gösterilen mücadeleyi de kapsar.

Öğretmenler olarak bizlerin görevi ise öğrencileri yalnızca sınavlara değil, hayata hazırlamaktır. Bilgiyi ezberleten değil; düşünmeyi öğreten eğitim anlayışı geleceğin Türkiye’sini inşa edecektir.

Sonuç olarak 2026 LGS ve YKS bir kez daha gösterdi ki, eğitim sistemimiz bilgi kadar düşünme becerilerini de merkeze almaya devam ediyor. Bundan sonra yapılması gereken; okullarımızda okuma kültürünü güçlendirmek, eleştirel düşünmeyi geliştirmek ve öğrencilerimizi geleceğin dünyasına hazırlayacak becerileri daha fazla desteklemektir.

Unutmayalım; sınavlar hayatın bir durağıdır, varış noktası değil. Gerçek başarı ise, insanın kendini keşfetmesi ve potansiyelini ortaya koyabilmesidir.

Çünkü geleceği kazananlar, yalnızca sınavı kazananlar değil; öğrenmeyi yaşam biçimi hâline getirenler olacaktır.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları