05 Temmuz 2026 - Pazar

SICAKLAR GELDİ: CİĞERLERİMİZ YANMASIN!

.

Yazar - HÜSEYİN ŞENGÖZ
Okuma Süresi: 3 dk.
6 okunma
HÜSEYİN ŞENGÖZ

HÜSEYİN ŞENGÖZ

-
Google News

DEĞERLİ okuyucularım, yaz geldi, güneş ısıtıyor, doğa canlanıyor; ama aynı mevsim, orman yangını riskini de büyütüyor. Bir kıvılcım, binlerce ağacı ve yılların emeğini dakikalar içinde yok edebiliyor.

Biz bu acıyı yaşayan bir ülkeyiz. Biz bu acıyı Antalya olarak, Gazipaşa olarak çok iyi biliyoruz.

Hafızalarımızdan silinmeyen büyük yangınlarda binlerce hektar ormanımız kül oldu. Özellikle Antalya’nın farklı ilçelerinde yaşanan büyük yangınlar hepimizin yüreğini dağladı. Günlerce gökyüzünü kaplayan dumanları izledik, alevlerin önüne geçmek için canını ortaya koyan orman işçilerimizi, itfaiyecilerimizi ve gönüllülerimizi dualarla takip ettik. O günlerde sadece ağaçlar değil, umutlarımız da yandı.

Gazipaşa’mız da geçmiş yıllarda birçok orman yangını tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Kimi zaman küçük alanlarda başlayan yangınlar büyümeden söndürüldü, kimi zaman ise hektarlarca yeşil alan zarar gördü. Antalya genelinde yıllardır yaşanan yangın istatistikleri, bu tehlikenin bölgemiz için ne kadar ciddi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Orman sadece ağaç değildir.

Orman; nefes aldığımız havadır.

İçtiğimiz sudur.

Toprağımızın bereketidir.

Kuşların yuvası, sincapların evi, arıların yaşam alanı, çocuklarımızın geleceğidir.

Bugün gölgesinde serinlediğimiz çam ağaçlarının büyümesi onlarca yıl sürüyor. Ama dikkatsizce atılan bir sigara izmariti, söndürülmeyen bir mangal ateşi ya da doğaya bırakılan cam şişe, birkaç saat içinde onlarca yıllık emeği küle çevirebiliyor.

Piknik yapmak elbette hepimizin hakkı. Doğayla iç içe vakit geçirmek en güzel mutluluklardan biridir. Ancak eğlenirken doğaya zarar vermemek de hepimizin sorumluluğudur. Ateşimizi tamamen söndürmeden bulunduğumuz yerden ayrılmamalıyız. Sigara izmaritlerini kesinlikle doğaya atmamalıyız. Cam şişeleri ve çöplerimizi ormanda bırakmamalıyız.

Bugün iklim değişikliğinin etkisiyle sıcaklıklar her geçen yıl daha da artıyor. Kuvvetli rüzgâr ve düşük nem, en küçük kıvılcımı bile büyük bir felakete dönüştürebiliyor. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmak zorundayız.

Yangın çıktığında sadece ağaçlar yanmıyor.

Kaplumbağalar yanıyor…

Kuş yuvaları yanıyor…

Arılar, sincaplar, kirpiler, ceylanlar yanıyor…

Toprak yanıyor…

Geleceğimiz yanıyor…

Devletimizin ilgili kurumları, orman teşkilatımız, itfaiye ekiplerimiz ve güvenlik güçlerimiz büyük bir özveriyle görev yapıyor. Ancak en büyük mücadele, yangını söndürmek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlamaktır. Bunun yolu da toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmaktan geçiyor.

Gençler, bu vatanın yarını sizsiniz; toplum olarak görevimiz yeşil vatanı birlikte korumak. Bir kıvılcımın bir ormanı, bir ormanın da geleceğimizi yok etmesine izin vermeyelim. Ormanımıza sahip çıkalım, geleceğimizi koruyalım.

Kalın sağlıcakla…

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.