RAMAZAN BAYRAMI VE ORTADOĞU’NUN VİCDAN SINAVI
.

BORA KAŞLI
-RAMAZAN ayı, insanın kendi nefsini terbiye ettiği, sabrı öğrendiği ve merhameti hatırladığı bir zaman dilimidir. Bir ay boyunca tutulan oruç yalnızca aç kalmak değildir; aynı zamanda başkasının acısını anlayabilmek, kalbi arındırmak ve insanlığın ortak değerlerine yeniden yönelmektir. Bu manevi yolculuğun ardından gelen Ramazan Bayramı ise normalde sevinçtir, barıştır ve kucaklaşmadır.
Fakat ne yazık ki bu bayram sabahı Ortadoğu’nun birçok yerinde aynı sevinç yaşanamıyor. İran’da, özellikle emperyalist ABD’nin ve siyonist İsrail’in okul saldırıları sonucu hayatını kaybeden çocuklar insanlığın vicdanını derinden yaralamaya devam ediyor. Bayramın en çok çocuklara yakıştığı bir dünyada, bazı çocuklar bayram sabahına oyuncaklarla değil siren sesleriyle uyanıyor.
Uluslararası siyasetin sert dengeleri bu trajedinin arka planında duruyor. Katil Amerika Birleşik Devletleri’nin siyonist İsrail’e verdiği siyasi ve askeri destek yıllardır tartışmaların merkezinde yer alıyor. Birçok kesim bu desteğin Filistin’de, İran’da ve Ortadoğu’da yaşanan dramın sona ermesini zorlaştırdığını düşünüyor. Güç dengelerinin belirlediği bu tabloda ise en ağır bedeli yine siviller ve masum halk ödüyor.
Son günlerde gerilimlerin dili daha da sertleşmiş durumda. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in açıklamalarına İran’dan dikkat çekici bir yanıt geldi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, X hesabından paylaştığı görüntülerle şu sözleri kullandı:
“Bizim liderlerimiz halkın içindeydi ve hâlâ halkın arasında. Peki sizin lideriniz? Epstein adasında.”
Ortadoğu’daki gelişmeler aynı zamanda emperyalist ABD’nin ve kuklası siyonist katil İsrail’in bölgede nasıl bir yol izleyeceği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. ABD ne yapacağını bilmez halde haksız bir şekilde bütün tuşlara basıyor. Bu tablo birçok uzmana göre kontrolün giderek kaybedildiğinin bir göstergesi. Başlatılan bu haksız savaşın kaybedeni yine Amerika ve İsrail olacaktır.
Amerika ve İsrail, İran’da önüne gelen yeri bombalıyor; okullar, hastaneler ve sivil yerleşim alanları hedef oluyor. Önce bu saldırıları reddediyorlar. Ancak gerçek ortaya çıkınca bu kez kamuoyunu ikna etmek için birbirinden tutarsız açıklamalar yapılmaya başlıyorlar.
Dünyanın bir numaralı terörist ülkesi ABD ve siyonist İsrail’in İran’a yönelik saldırıları yalnızca enerji krizine yol açmakla kalmadı. Dünya şimdi çok daha büyük bir sorunla karşı karşıya: gıda krizi.
Petrolden sadece enerji üretilmiyor. Aynı zamanda küresel tarımın en kritik girdilerinden biri olan gübre üretimi için de temel bir kaynaktır. Yapılan saldırılar sonrasında bölgede ciddi bir gübre açığı oluştuğu konuşuluyor.
Ortadoğu küresel gübre ticareti için kilit öneme sahip bir bölge. Dünya üre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Son gelişmeler nedeniyle yaklaşık 2,1 milyon ton üre küresel pazara ulaşamadı. Basra Körfezi’nde ise 1,1 milyon tondan fazla gübre sevkiyatı bekler halde birikmiş durumda.
Saldırıların ardından dünya üre fiyatlarının yaklaşık yüzde 40 oranında arttığı ifade ediliyor. Bu durum yalnızca bir sanayi sorunu değil. Çünkü gübre sıkıntısı demek, tarımda üretim sıkıntısı demektir. Tarımda üretim sıkıntısı ise doğrudan doğruya küresel gıda krizi anlamına gelir.
Bugün dünya bir kez daha aynı gerçekle karşı karşıya: Savaşlar yalnızca cephede yaşanmaz. Savaşların etkisi tarlalara, pazarlara ve sofralara kadar uzanır.
Ramazan Bayramı’nın ruhu ise bize tam tersini hatırlatır. Bayram; kin yerine merhameti, çatışma yerine barışı ve güç gösterisi yerine vicdanı öğretir. İnsanlığın ortak geleceği için artık dünya toplumlarının ortak bir çözüm üretmesi gerekiyor.
Belki de bu kriz insanlığa yeni bir ders vermek için ortaya çıktı. Çünkü dünya barış için ortak bir irade göstermedikçe, savaşların bedelini her zaman en masum insanlar ödeyecek.
Belki bir gün Filistin’de, İran’da ve Ortadoğu’nun bütün şehirlerinde çocuklar bayram sabahına korkuyla değil umutla uyanır. İşte o gün bayram gerçekten bayram olur. Çünkü bayram, insanlığın birbirine yeniden güvenebildiği günlerin adıdır.