24 Mayıs 2026 - Pazar

KEKLİKLER, HİKAYELER VE DEDEM

.

Yazar - ZEYYAT ŞAHİN
Okuma Süresi: 2 dk.
5 okunma
ZEYYAT ŞAHİN

ZEYYAT ŞAHİN

-
Google News

Bir sefer hazırlığı yapan

Padişahlar gibi hazırlanırdı

Dedem Keklik avına.

Sonra da telkari sözcükler

Ve İpek yumuşaklığında

Cümlelerle anlatırdı

Bitmez av hikayelerini.

Çünkü o, onca yoksulluğuna rağmen

Bir padişah görkemiyle

Ve törenselliğiyle yaşar,

Ve bir meddah ustalığıyla

Anlatırdı hayatı.

Kimsenin kimsenin yoksulluğunu

Fark etmediği yoksulluklar çağında Yaşamıştı dedem.

İnsanları yoksulluklarından vurmak

Ve mutsuzluğu yoksulluğa yormak

Henüz icat edilmemişti.

Her yoksulun bir zenginliği vardı

Ve yoksulluğun dinginliği hakimdi

Hayata o zamanlar.

Dedemin zenginliği

Dolma tüfeği,

İnce işlemeli keklik kafesi

Ve hepsinin toplamından

Oluşan hikayesiydi.

Yoksulluğu kadar

Kocaman bir gövdesi vardı

Ve sanırım bu yüzden

“GOCA AHMAT” derlerdi ona.

Gerçi o zamanlar bütün çocuklar Dedelerinin gölgesinde büyürdü.

Ve bütün dedeler

Çocukların gözünde kocaman olurdu.

Ama benim dedem

Devler ülkesinde padişahtı.

Yoksa, denizde onca balık,

Dağlarda onca keklik,

Onu görünce hemen teslim olur;

Onca sözcük,

Hiç itiraz etmeden

Gelip dedemin hikayesinde

Salına salına boy gösteri miydi?

Keklikler padişahıydı,

Balıklar şahıydı,

Ala karlı dağların efesiydi.

Bir keklik ötüşü, acı kekik kokusu

Ve her daim gurbetteymiş duygusu veren

Bir kocaman hikayeydi

Benim GOCA AHMAT DEDEM

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları