AHDE VEFA UNUTULMAMALI
.

HÜSEYİN ŞENGÖZ
-KIYMETLİ okuyucularım, Bu hafta köşemde farklı bir konuyu ele almayı planlıyordum. Ancak Gazipaşa gündeminde yaşanan son gelişmeler, düşüncelerimi sizlerle paylaşmamı gerekli kıldı.
Geçtiğimiz hafta, Cumhuriyet Halk Partisi Gazipaşa eski İlçe Başkanı Fahri Oğuz hakkında “ahde vefa” kavramını merkeze alan bir köşe yazısı kaleme almıştım. Yazımda, Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz’ın CHP Antalya İl Başkanlığına gerçekleştirdiği ziyarete yönelik yapılan eleştirilerin, benim değerlendirmeme göre siyasi nezaket ve vefa anlayışı açısından isabetli olmadığını ifade etmiştim.
Yazımın ardından sosyal medyada çok sayıda yorum yapıldı. Destek verenler de oldu, eleştirenler de… Bunların tamamına saygı duyuyorum. Ancak bilinmesini isterim ki gazetecilik, alkış almak ya da eleştirilerden kaçmak için yapılan bir meslek değildir. Gazetecinin görevi, gördüğünü, araştırdığını ve inandığı doğruları kamuoyuyla paylaşmaktır. Bizim tarafımız kişiler değil, kamu yararıdır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek mesleğimizin temel sorumluluğudur. Çünkü arşivler unutmaz; dün yaşananlar, zamanı geldiğinde yeniden hatırlanır.
Gelelim asıl meseleye…
Cumhuriyet Halk Partisi Gazipaşa İlçe Başkanlığı binası, yaklaşık on beş yıldır birçok ilçe başkanına ev sahipliği yaptı. O koltuğa oturan herkes bilir ki makamlar kimsenin mülkü değildir. Bugün siz oturursunuz, yarın bir başkası. Kalıcı olan makam değil, o makamda sergilenen duruş ve geride bırakılan izdir.
Sayın Fahri Oğuz da uzun yıllar bu teşkilatın çeşitli kademelerinde görev yaptı. İlçe başkanlığı görevini üstlendi, partisini temsil etti ve kamuoyunda tanınırlığını bu görevle birlikte daha da artırdı. Elbette herkesin siyasi görüşü değişebilir, farklı tercihler yapabilir veya görevinden ayrılabilir. Bu, demokratik hayatın doğal bir parçasıdır.
Ancak benim üzerinde durduğum konu tercih değil, vefa duygusudur. Uzun yıllar emek verdiğiniz, sizi kamuoyuna tanıtan ve sorumluluk üstlenme fırsatı sunan bir kuruma karşı sergilenen tavırlar, ister istemez toplumun değerlendirmesine açık hâle gelir. Siyasette ayrılıklar olabilir; fikir ayrılıkları da yaşanabilir. Fakat ayrılırken geride bırakılan değerlere, kurumsal hafızaya ve birlikte mücadele edilen insanlara gösterilecek saygı, siyasi olgunluğun en önemli göstergelerinden biridir.
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü siyasi partilerinden biridir. İlçe binaları da yalnızca birer hizmet binası değildir. O mekânlarda yılların emeği, seçim çalışmaları, mücadeleleri, umutları ve hatıraları vardır. Bu nedenle, geçmişte görev yapılan kurumlara yönelik her davranışın, kamuoyunda farklı şekillerde değerlendirilebileceği unutulmamalıdır.
Benim anlayışıma göre siyaset, yalnızca seçim kazanmak ya da makam sahibi olmak değildir. Siyaset; aynı zamanda vefa göstermeyi, geçmişe saygı duymayı ve birlikte yol yürüdüğünüz insanları unutmamayı gerektirir.
Eleştiri, demokrasinin vazgeçilmez unsurudur. Ancak eleştirinin de bir sınırı, ayrılığın da bir nezaketi vardır. Söylenen sözler zamanla unutulabilir; fakat toplumun hafızasında bırakılan izler kolay silinmez.
Bu nedenle bugün de aynı düşüncedeyim: Makamlar gelip geçicidir. Asıl kalıcı olan, geride bıraktığınız itibar ve insanların hafızasında oluşturduğunuz izdir. Ahde vefa ise yalnızca bir söz değil, hayatın ve siyasetin en önemli erdemlerinden biridir.
Kalın sağlıcakla…