ANAHTAR PARTİ’DEN SERT ÇIKIŞ
.

Anahtar Parti Gazipaşa İlçe Başkanı Kerim Gürcan, yayınladığı basın açıklamasında Antalya ve ilçelerinin ekonomik bir abluka altına alındığını savundu. Yabancı ikamet kısıtlamaları ve kısa dönem kiralama düzenlemelerini sert bir dille eleştiren Gürcan, bu politikaların bölgedeki inşaat, emlak ve hizmet sektörünü iflasın eşiğine getirdiğini vurguladı.
Son yıllarda uygulanan düzenlemelerin teknik bir gereklilikten ziyade "ekonomik daraltma politikası" olduğunu ifade eden Gürcan, Turizm ve Ticaret Bakanlıklarının sahadan kopuk kararlar aldığını belirtti. Gürcan, “Son yıllarda uygulanan yabancı ikamet kısıtlamaları ve kısa dönem kiralama düzenlemeleri artık teknik bir düzenleme değil; açık bir ekonomik daraltma politikasına dönüşmüştür. Turizm ve Ticaret Bakanlıklarının yürüttüğü politikalar, sahadaki gerçeklerden kopuk, otel lobisinin taleplerini önceleyen ve konut yatırımcısını sistem dışına iten bir anlayışın ürünüdür.Hükümetin her sektörde uyguladığı kartelleşme zihniyetinin sonuçları,turizm sektöründe belli kalemleri bitme noktasına getirmiştir.
Antalya Topyekûn Cezalandırılıyor
Ortaya çıkan tablo şunu göstermektedir:
Hükümet, seçim sonuçları nedeniyle Antalya’yı adeta topyekûn cezalandırmaktadır.
Yabancı ikamet başvurularındaki belirsizlikler,
Kısa dönem kiralamaya getirilen ağır ve uygulanamaz kısıtlamalar, satış sonrası yatırımcının hukuki güvencesinin ortadan kalkması,Antalya ekonomisini bilinçli şekilde daraltmaktadır.
İflaslar Artıyor, Şirketler Çöküyor:
Bugün bölgemizde,çok sayıda firma konkordato ilan etmektedir,İnşaat ve emlak sektöründe iflaslar artmaktadır,memleketimizin güzide şirketleri mali çöküş yaşamaktadır,yıllarca emek vermiş, istihdam sağlamış başarılı iş insanları varını yoğunu kaybetmektedir. Bu bir tesadüf değildir.Bu yanlış ve öngörüsüz politikaların sonucudur.
Otel Lobisi Kazanırken, Halk Kaybediyor
Turizm politikası; büyük otel zincirlerini koruyacak şekilde dizayn edilmiştir.
Ancak konut yatırımcısı,müteahhit,emlak danışmanı,yerel esnaf,mobilyacı, beyaz eşyacı, nakliyeci,site çalışanları ve hizmet sektörü,taksici,fırıncı,pazarcı ve İnşaat ve emlak sektörünün can verdiği nice sektör ekonomik baskı altına alınmıştır.
Bu yaklaşım serbest piyasa değil, seçilmiş bir kesimi koruyan müdahaleci bir modeldir.Konut yatırımcısını dışlayan ,sistemin dışına iten bu yasaklar vergi düzenini ve güvenliği sağlamak yerine tam tersi sonuç doğurarak kayıt dışı çalışmaları teşvik etmektedir.
Meslek Odalarının Talepleri Görmezden Geliniyor:
Antalya,Alanya ,Gazipaşa ve başlıca ilçelerin meslek odaları, ticaret odaları, müteahhit birlikleri ve sektör dernekleri defalarca çağrıda bulunmuştur.Ancak hükümet, sahadaki bu uyarıları dikkate almamış; bölgenin taleplerini görmezden gelmiştir. Yerel dinamikleri yok sayan, merkezi ve tek taraflı kararlar Antalya ekonomisine zarar vermektedir.
Açıkça Soruyoruz: Antalya neden ekonomik olarak baskı altına alınmaktadır?
Seçim sonuçları nedeniyle bir şehrin yatırım ortamı zayıflatılabilir mi?Otel lobisinin çıkarı, vatandaşın mülkiyet hakkından daha mı önemlidir?Otel sektörü kendisine rakip gördüğü online rezervasyon ağlarını kapattırmaktaki,konut yatırımcısını sindirmekteki maharetini Antalya’ya yatırım getirmek için neden kullanmamaktadır?Devlete en büyük katkıyı sunan Antalya, yatırımda neden son sıralardadır? Sayın Aykut Kaya dışında Antalya’da milletvekili yok mudur?Biz bu kadar vekili Ankara’ya ne için gönderdik?Cumhuriyet tarihinin en kudretli hükümeti,istediğiniz herşeyi yapacak kudrete sahip bir hükümet olarak Antalyayı savunan hiç milletvekiliniz yok mudur?Sayın Mevlüt Çavuşoğlu,Antalya iflas ederken daha ne kadar susacaksınız?Muhalefet partili siyasetçiler,vekiller,il ve ilçe başkanlar siz nerdesiniz?Bu şehre hizmet etmek için görev almadınız mı?Sizin bu memlekete ne gibi bir katkınız oldu?
Anahtar Parti Olarak Duruşumuz:
Biz Antalya’nın cezalandırılmasına karşıyız.Antalya,memleketin kasasına vergi olarak sunduğu katkıya rağmen hakettiği yatırımı alamamaktadır. Biz Gazipaşa esnafının,çiftçisinin,Alanya müteahhidinin, otellerde köle gibi çalıştırılan hemşehrilerimizin ve konut yatırımcısının yanındayız. Biz hukuki öngörülebilirlik ve ekonomik adalet talep ediyoruz. Turizm politikası tekelleşmeye değil, çeşitliliğe dayanmalıdır. Yatırımcıya güven vermeyen bir ülke, uzun vadede kaybeder.
Antalya’nın ekonomik dinamizmini zayıflatan bu anlayışa sessiz kalmayacağız.“






