28 Ağustos 2025 - Perşembe

CUMHURİYET DEVRİMLERİNİN YOLUNU AÇAN BÜYÜK ZAFER

.

Yazar - BORA KAŞLI
Okuma Süresi: 3 dk.
142 okunma
BORA KAŞLI

BORA KAŞLI

-
Google News

“30 Ağustos yalnızca bir zafer değil; Cumhuriyet’in doğuşunu müjdeleyen, milletin yeniden doğduğu gündür.”

30 Ağustos 1922…

Bu tarih yalnızca askeri bir zaferin değil, Cumhuriyet’in doğuşunu müjdeleyen bir dönüm noktasıdır.

O gün Türk milleti, yokluk ve yoksulluk içinde, esareti reddederek ayağa kalktı.

Ve o ayağa kalkış, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, tarihin gördüğü en büyük devrime dönüştü.

“Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Anadolu işgal altındaydı. Çocuklar yetim, analar gözyaşlı, köyler yıkık döküktü. Milletin umudu tükenmiş gibiydi. İşte o karanlığın ortasında Mustafa Kemal Atatürk, millete bir ışık yaktı.

Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da zafere ulaştığında, aslında yalnızca bir savaş değil; bir gelecek kazanılmıştı.

Türk ordusu düşmanı kovmakla kalmadı; milletin kaderini yeniden yazdı.

Zaferden Cumhuriyet’e

Atatürk, bu zaferi bir son değil, bir başlangıç olarak gördü. Çünkü biliyordu ki gerçek özgürlük, yalnızca düşmanı yenmekle değil, milletin kendi iradesine kavuşmasıyla mümkündü.

Ve işte bu düşünce, birkaç yıl içinde Cumhuriyet’in ilanına giden yolu açtı.

“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”

30 Ağustos Zaferi, Cumhuriyet’in temeli oldu.

Saltanatın kaldırılması, hilafetin sona erdirilmesi, harf devrimi, kadınlara verilen haklar…

Hepsi, Dumlupınar’da toprağa düşen kanların filiziydi.

30 Ağustos’un tohumu Cumhuriyet, devrimci Cumhuriyet’in kalbi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Bugünden Bakınca

Bugün biz, özgürce yazabiliyor, düşünebiliyor, konuşabiliyorsak…

Çocuklarımız özgürce ve  sevinçle koşabiliyor, kadınlarımız toplumsal hayatın her alanında söz sahibi olabiliyorsa…

Bu, 30 Ağustos’un ve onun devamında gelen Cumhuriyet’in bizlere sunduğu en kıymetli mirastır.

“Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir.”

30 Ağustos, yalnızca bir askeri başarı değil, bir milletin yeniden doğuşunun adıdır.

Ve bizlere düşen görev, o mirası sonsuza dek korumak, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe ilkeleri doğrultusunda yürümektir.

Bugün bir kez daha başımız dik, gözlerimiz dolu dolu söylüyoruz:

“Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Unutmayalım değerli okur:

“30 Ağustos, sadece bir zafer değil; Cumhuriyet’in önsözüdür.”

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları